masatoplantisi

Mevsimlik Gezici Tarımda Çocuk İşçiliği VII. Yuvarlak Masa Toplantısı

Değerlendirme Raporu

Mevsimlik Gezici Tarımda Çocuk İşçiliği temalı yedinci yuvarlak masa toplantısı, Hayata Destek Derneği (STL), İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Sosyal İnovasyon Merkezi tarafından organize edildi. Konuyla ilgili çalışmalar yürüten paydaşların bilgi paylaşımı ve işbirliğini hedefleyen toplantı, 11 Aralık 2015 tarihinde Kadıköy Dila Otel’de 25 kurumdan 37 temsilcinin katılımıyla gerçekleşti. Toplantıyla ilgili özet bilgiyi aşağıda, sunum ve toplantı katılımcı listesini de ekte bulabilirsiniz.

Program

Toplantının moderasyonunu üstlenen Sosyal İnovasyon Merkezi’nden Suat Özçağdaş son derece karmaşık ve çok boyutlu olan mevsimlik gezici tarımda çocuk işçiliği sorununun tek bir grubun çözmesinin mümkün olmadığına dikkat çekerek aynı masa etrafında toplanan kurumlar olarak hep birlikte ortak çalışmalar yürütmenin önemini ve gerekliliğini vurguladı. Şimdiye kadar gerçekleştirilen yuvarlak masa toplantılarında katılımcıların birbirlerinden öğrenerek dönüştüklerini ve önemli kazanımların da elde edildiğini belirtti.

Toplantıya Katılan Kurumların Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Konusundaki Faaliyetleri

Hayata Destek Derneği, Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Sosyal İnovasyon Merkezi’nden temsilcilerin yaptıkları açılış konuşmalarının ardından, yuvarlak masa toplantısına katılan kurumlar geçtiğimiz yıl boyunca çocuk işçiliğiyle mücadele konusundaki faaliyetleri ile 2016 planları hakkında bilgi paylaşımında bulundular.

Hayata Destek Derneği: 2012 yılından beri Suriye Mülteci kriziyle birlikte sınıra yakın bölgelerde insani yardım çalışmaları yürütüyor. Hatay ve Urfa’daki toplum merkezlerinin yanı sıra, Irak’tan Yezidilerin gelişiyle Diyarbakır ve Batman’da da çalışmalar gerçekleştirdi. 2015 yılının sonunda Suriyeli mülteciler için İstanbul Küçükçekmece’de Hayata Destek toplum merkezinin açılmasıyla Mülteci Destek Programı genişledi. UNICEF ile birlikte Urfa’da çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında bir pilot çalışma yürütülüyor. Bölgede bulunan toplum merkezlerinde hem gıda programı çerçevesinde koşullu nakit yardımı yapıyor hem de psikososyal aktiviteler ile vaka takibi gibi koruma programları geliştiriyor.

UNICEF’le gerçekleştirilen pilot uygulama ile birlikte Suriyeli çocuk işçiler ve aileleri ile mevsimlik tarımda çocuk işçiliği projelerini kapsayan bir çocuk koruma programı oluşturuluyor.

Çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında yerinden çalışmalar ile yerel ekonomilerin canlandırılması yoluyla ailelere alternatif geçim kaynakları yaratılması konusunda Hatay ve Urfa’da bir araştırma yürütüyor.

Viranşehir’de mevsimlik tarım işçilerine yönelik bir Toplum Merkezi hazırlığı içinde. Merkezde sahada karşılaşılan çocuklar ve kadınlarla daha düzenli çalışmayı amaçlıyor. Alternatif geçim kaynakları konusunda Toplum Merkezi üzerinden İŞKUR ortaklığıyla eğitimler vermeyi hedefliyor.

Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi: MİGA (Mevsimlik İşçi Göçü İletişim Ağı) ile sadece çocuk odaklı değil farklı grupları da bir araya getirmeyi amaçlıyorlar. MİGA bir platform olmak yerine birikimlerin paylaşıldığı bir ağ çalışması olarak kalmaya devam ediyor. 2016 yılında Bernard Van Leer Vakfı ile Adana merkezli bir projeye başlayacaklar. Ocak ayında başlayacak olan ve 0-8 yaş grubundaki çocuklar üzerine çalışılacak olan projenin üç yıl sürmesi planlanıyor. Proje, kamu kurumlarının çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesini sağlamak konusunda bir sistem oluşturabilmek ve sürdürülebilirliği sağlamak amacını taşıyor. Yapılan çalışmaların farklı yerlerde de uygulanabilmesi için kitler hazırlayarak, projenin kolaylaştırıcı bir rol üstlenmesini hedefliyorlar.

Harran    Üniversitesi:    Mevsimlik    tarım    işçileri    konusunda    saha   çalışmaları gerçekleştiriyorlar. Urfa Hilvan’da çocukların okula devamlılıkları üzerinden belirledikleri ailelerle alan çalışması yaparak göç haritası çıkardılar. Üniversiteden Sedat Benek, mevsimlik tarım işçileri ve topraksızların yol haritası üzerine TRT Kurdi’de yayınlan 13 bölümlük bir belgeselin hazırlanmasına katkıda bulundu. AB desteğiyle “Pamuk Tarlasına Değil Okula Gitmek İstiyorum”adlı bir proje yürüttüler, bu proje kapsamında “Eğitim Umuttur” başlıklı bir kısa film çektiler. Suriye krizi ve Suriyeli mülteciler konusundaki çalışmalarına devam ediyorlar, Sınır Hikâyeleri başlıklı 39 bölümlük belgeselin yapımcılığını üstlendiler, bu belgeselin çekimleri sırasında karşılaştıkları Suriyelilerin bir bölümü de mevsimlik tarım işçisiydi.

Fındık-Sen: Karadeniz bölgesinde bulunan kamplarda, temizlik, su, tuvalet, barınak gibi konularda bazı iyileştirmeler gerçekleşti ama bunlar yeterli değil. Mevsimlik tarımdaki çocuk işçiliği azalmıyor, gözle görünür bir şekilde artıyor. Son zamanlarda Gürcistan’dan yoğun bir mevsimlik işçi göçü yaşanıyor, buradan gelen işçiler arasında çocuk işçiye rastlanmıyor fakat Güneydoğudan gelen işçilere baktığımızda çok sayıda çocuk işçiyle karşılaşılıyor. Ordu bölgesinde Suriyelilerin fındık tarımındaki oranı henüz çok yüksek değil. 2016 yılının Şubat ayında İzmir Sığacık’ta Dünya Çiftçiler Yolu Toplantısı’nın duyurusu yapılacak. Bu toplantı kapsamında Göçmen ve Mevsimlik Tarım İşçileri Atölyesi’nde çocuk işçiliği konusuna bir sunum yapılacak ve bu konuya dikkat çekilecek.

Ordu Kadını Güçlendirme Derneği: Kadına yönelik şiddet, istihdam ve çocuk istismarı üzerine çalışıyor. 2013 yılından bu yana Ordu’da fındık toplama mevsiminde Hayata Destek’in çalışmalarına destek sağlıyor. Bunun dışında, Ordu’da bulunan dört kadın örgütü ile birlikte Kadın Çalışmalarını İzleme Platformu’nu oluşturdular. Platform olarak Ordu Yerel Eşitlik Eylem Planı’nda kamuya ve sivil toplum örgütlerine düşen görevlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin takibini yapıyorlar ve sonuçlarını 6 aylık raporlar halinde kamuya sunuyorlar. Platform, Yerel Eşitlik Eylem Planı’na, mevsimlik tarımda kadın ve çocuk işçilerin durumu da ekledi.

Adil Çalışma Birliği (FLA): Türkiye’de üye firmaları ile tarım alanındaki   çalışmaları, denetimler ve iyileştirici eylem planları olmak üzere devam ediyor. Bu sene yaptıkları denetimlerde görüştükleri işçi nüfusunun %2’sinin çocuk olduğunu, bunun ciddi bir düşüş anlamına geldiğini ve programlarının sonuç verdiğini görmekten mutluluk duyduklarını belirtti. FLA’nın 2016 yılında gerçekleştireceği iki proje bulunuyor.

  • Pamuk tedarik zincirinde haritalama araçları oluşturmak ve bu araçların daha sonra da kullanılabilir olmasını sağlamak.
  • Amerikan Hükümeti Çalışma Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı, FLA’nın programını göz önünde bulundurarak bir takım kriterler oluşturdu, FLA de Amerika kaynaklı bu fon ile Türkiye’de fındıktaki üye firmaları olan Balsu, Olam ve Nestle ile birlikte uzun süreli bir projeye başlayacak. Projenin amaçlarından biri çocuk işçiliğini fındık tedarik zincirinde gözle görülür oranda

Progıda-Olam: Sürdürülebilirlik departmanı olarak son üç senedir tedarik zincirinde risk olarak görülen konularda çalışmalar gerçekleştiriyorlar. Bunlardan birini mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları oluşturuyor. Konuyla ilgili farkındalık yaratmak için çiftçilere eğitimler veriliyor. Geçen yıl insana yakışır çalışma şartları ve yasal yükümlülüklerin anlatıldığı animasyon video çalışmasıyla iki bine yakın çiftçiye ulaşıldı. Daha önce bu çalışmalar yalnızca çiftçilere yönelikti, bu yıl aynı videoları kullanarak 800’e yakın işçiye de ulaşıldı.

Henüz çok aktif olmayan ancak çiftçi ve işçilerin uygunsuzlukları bildirmesi amacıyla kurulan bir şikâyet hattı bulunuyor. FLA üyesi bir firma olarak senelik olarak tedarik zinciri içinde denetimlere tabi tutuluyorlar. Belli bahçeler seçilerek buralardaki çalışma şartları, çocuk işçi bulunup bulunmadığı konularında kontrolden geçiyorlar. Kasım ayında konuyla ilgili çalışan sivil toplum kuruluşlarını davet ederek gerçekleştirdikleri paydaş toplantısında çeşitli proje fikirleri ortaya çıktı. 2016 yılında mevsimlik tarımda çalışan kadınların güçlendirilmesi ve dayıbaşlarının bilinçlendirilmesi üzerine olan iki projeyi gerçekleştirmeyi planlıyorlar. Çocuk işçiliğinin tespiti amacıyla iç denetimlerini gerçekleştirdiler %10-12 civarında çocuk işçi tespit ettiler, rakamların daha iyiye gitmesi için çalışmaları devam ediyor.

UNICEF: Mevsimlik tarımda çocuk işçiliği önlenmesinde dört temel çalışma alanları bulunuyor:

  • Koşulların iyileştirilmesi adına aileye ve çocuğa ekonomik destek sağlanması,
  • Çocuk işçiliğini normalleştiren ve sürekliliğine zemin oluşturan ayrımcı pratiklerin ve sosyal normların gözden geçirilmesi,
  • Tedarik zinciri içerisinde iş prensiplerinin gözden geçirilmesi,
  • Çalışma koşulları içerisinde eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşılması.

2015 yılında Hayata Destek Derneği ile Urfa’da dokuz ay boyunca Suriyeli çocuk işçilerle gerçekleştirdikleri pilot çalışmanın 2016 yılında daha fazla ili kapsayacak şekilde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Çalışma Bakanlığı ile beş ilde yapılan izleme çalışmalarının da çeşitli iller bazında olması hedefleniyor. 2016 yılında Suriyeli çocuk işçiler özelinde bir toplantı yapılması konusunda destekte bulunabilirler.

TEGV: Mevsimlik tarımda çocuk işçiliği alanında geçen yıl bir Ateşböceği tırı ile Adana bölgesinde, Karataş ve Yumurtalık’ta faaliyetler gerçekleştirdi. Sahaların zorluğu nedeniyle eğitim çalışmalarında daha çok sanat etkinliklerine ağırlık veriliyor. Eğitimlerin içerik ve etki alanının geliştirilmesi hedefleniyor.

İyi Pamuk Uygulamaları Derneği: Dernek pamuk üretiminde sürdürülebilirliği amaçlıyor. İyi Pamuk Standartları çerçevesinde denetim ve uygulama faaliyetleri gösteriyor. “İnsana Yakışır İş” kriterleri doğrultusunda 2013 yılından bu yana pamuk yetiştirilen Ege, Antalya, Adana, Hatay, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa bölgelerinde 1000’i aşkın çiftçiyle birebir çalışmalar yürütüyor ve bu kriterlerin hem çiftçiyi hem de işçiyi kapsayacağı bir yapı oturtmayı amaçlıyor. Diyarbakır Bismil’i kapsayacak şekilde çalışmalarını yaygınlaştırmayı planlıyor.

Mezopotamya Mevsimlik Tarım İşçileri Derneği: Diyarbakır bölgesinde yapılan çalışmalarla 200 mevsimlik tarım işçisine ulaşarak, işçilerle kurumların bir araya geldiği ve mevsimlik tarım alanındaki konuların tartışıldığı bir forum oluşturdu. Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla belediye arazisi üzerinde dört aile tarafından organik tohumlar kullanılarak üretim yapılmaya başlandı. Aileler ürettiklerini aracısız bir biçimde satabiliyor ve geçimlerine katkıda bulunuyorlar. Bu yapının Bismil’de de oluşturulması hedefleniyor.   Doğal   üretim   konusunda   çalışan   dernek   kendi   tohum bankasını oluşturmaya çalışıyor.

Çukurova Üniversitesi: 1998 yılından beri halk sağlığı ve işçi sağlığı konularında çalışmalar yapılıyor. Adana bölgesinde kırsaldaki sağlık ocaklarının atıl durumda olanlarının ve üniversiteye ait sağlık ocaklarının proje merkezi olarak kullanılabilmesi için hem kamu kurumları ile hem de fon sağlayabilecek kurumlarla görüşmelere başlanması planlanıyor.

Adıyaman Mevsimlik Tarım İşçileri Derneği: Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarının devam ettiğini, mevcut duruma Suriyelilerin de eklendiğini belirtiyor. Adıyaman’da Suriyeli nüfusunun artmasıyla rekabet koşullarının güçleştiğine ve günlük ücret skalasının 20 ila 50 lira arasında değiştiğine dikkat çekiyor.

Öz Gıda İş: Ayrı bir tarım yasasının bulunmayışının mevcut durumu daha da zorlaştırdığına ve kayıt dışı ekonominin %40’ı bulduğuna dikkat çekiyor. 2 milyon kişinin kayıt dışı olarak asgari ücretin altında çalıştığını ayrıca 1 milyonun üzerinde çocuk işçi sayısına Suriyelilerin de eklendiğini söylüyor. Çocuklar, genelde KOBİ yapısında ve Organize Sanayi Bölgeleri’ndeki çeşitli sektörlerde çalıştırılıyor.

Balsu: Batı Karadeniz Bölgesi’nde Düzce’de ve Sakarya’da faaliyet gösteriyor. Genç Hayat Vakfı ile birlikte Fındık Bahane isimli bir proje yürütüyor.

Genç Hayat Vakfı: 2014-2015 yıllarında Batı Karadeniz’de Düzce’de iki köy okulunda gönüllü eğitmenlerle sahada çalışmalar gerçekleştirdiler. Eğitim çalışmaları 76 gönüllü üniversite öğrencisinden oluşan Gönüllü Akademisi ile yapılıyor. Vakıf, aynı zamanda Balsu ile bahçe sahiplerine yönelik eğitimler de gerçekleştiriyor.

Türk Tabipleri Birliği: Sağlığın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve mevsimlik tarımda çalışan kurumlara destek vermeye açık olduklarını söyledi. Yuvarlak masa toplantılarında bir araya gelen kurumların mevsimlik tarım işçileriyle ilgili sağlık alanına dair verilerini, TTB aracılığıyla yaygınlaştırılması konusunda destek verilebileceklerini, daha kapsamlı çalışmalar için görüşmeye açık olduklarını vurguladı.

Ankara Üniversitesi: Çocuk  Kültürü  Araştırma  ve  Uygulama  Merkezi  kapsamında 2009’dan beri Bernard Van Leer Vakfı ile üç araştırma yürütüyor. Yapılan ilk araştırma mevsimlik tarım işçisi ailelerin 0-6 yaş aralığındaki çocuklarının okul öncesi ve çocukluk döneminde sahada yaşadıkları sorunları içeriyor. Araştırmanın ikinci ayağında ise bu çocukların geçen yıllarda nerede, ne kadar süre ile kaldıklarının haritası çıkarıldı. Son olarak 2014 – 2015 yıllarında akrandan akrana iletişimi temel alan eğitim programları gerçekleştirdiler. Araştırma sonrasında gerçekleştirilen ziyaretlerle elde edilen geri bildirimler çerçevesinde 2016 yılında eğitimlerin revize edilmesi planlanıyor.

ILO: Mevsimlik tarım alanında temelleri 2012’de atılan projeleri 2013 yılında başladı. İlk iki yıl Ordu’da çalıştıktan sonra 2015 yılında Düzce ve Sakarya sahalarına girildi. Fındık tarımına yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında oluşturulan modelin farklı ürünlere ve farklı bölgelere yaygınlaştırılması hedefleniyor. İzleme çalışmaları kapsamında bu yıl Urfa’yı hedef aldılar. Temel çalışmaları, kapasite geliştirme, doğrudan müdahale ve duyarlılık arttırma başlıklarını kapsıyor. Ordu, Düzce ve Sakarya’ya gelen çocuklara eğitim çalışmaları ve doğrudan müdahale ile bahçelerden uzak tutma hedefleri bulunuyor. Ordu’da mevsimlik tarım işçilerine yönelik oluşturulan geçici yerleşim alanlarında kurdukları sosyal destek merkezlerinde çalışmalarını yürütüyorlar, Düzce ve Sakarya’da belirledikleri okullarda taşımalı sistemle çalışmalarını yürütüyorlar. Proje kapsamında özel sektör ve kamu işbirliğini önemsiyorlar. Progıda’nın desteğiyle Düzce’nin Akçakoca ilçesinde eski bir köy okulunu yenilediler.

Sivil toplumla ilişki kurmak ve bilgi paylaşımlarında bulunmak amacıyla sahada çalışan STK’lardan biri olan Genç Hayat Vakfı ile hem toplantılarda hem de sahada bir araya geliyorlar. Sürdürülebilirliğin sağlanması için yerel işbirliklerini çok önemsiyorlar. Valilikler ve kaymakamlıklarla sürekli işbirliği halindeler. Bu yıl Temmuz ayında başlattıkları proje 2017 yılına kadar devam edecek, mülki idare amirlerinin katılımıyla bir planlama toplantısı gerçekleştirdiler.

Bu yıl çalışılan sahalardaki yoğunluk nedeniyle çocuk sayısında bir artış gözlemlendi, üç yılda ulaşılması hedeflenen çocuk sayısına bir yılda ulaşıldı.

ILO Sözleşmeler yoluyla standart belirliyor, sözleşmelere taraf ülkelerde   standartların hayata geçirilmesi adına teknik destek sağlıyor, bu faaliyetlerini Türkiye’de de sürdürüyor. Bu bağlamda TBMM araştırma komisyonunun çalışmalarını yakından takip ediyor. 184 no’lu mevsimlik tarımda iş sağlığı ve güvenliği sözleşmesinin Türkiye tarafından imzalanmasını hedefliyor.

Katılımcılardan gelen soruların üzerine ILO, 184 no’lu sözleşmenin hayata geçmesi yönünde doğrudan bir kampanya yürütmediğini fakat TBMM araştırma komisyonu raporunda bu sözleşmeye taraf olunmasının bir öneri olarak yer almasının ileriye dönük adımlar atılmasına yönelik önemli bir işaret olduğunu belirtti. ILO ayrıca fındık tarımında yürütülen çalışmaların farklı ürünleri kapsayacak şekilde genişletilmesinin önemine vurgu yaptı.

Katılımcılardan gelen yorumların bir kısmı, ILO’nun sahada yürüttüğü projelerin, önemli olmakla birlikte, sivil toplum kuruluşları tarafından da yürütülebileceği, ILO gibi uluslararası kuruluşların evrensel standartların Türkiye’de de hayata geçirilmesi yönünde çalışma yapmasının daha önemli bir ihtiyaç olduğu yönündeydi.

Buna ek olarak, ILO’nun sahadaki afişlerinde çocuk çalıştırılmasıyla ilgili alt sınırın 16 yaş olarak yer almasının, mevsimlik tarımda çocuk işçiliğinin, ILO’nun çocuk işçiliğinin en kötü üç biçimi sınıflandırmasından çıkarılacağı anlamına gelip gelmediği sorusu da katılımcılar tarafından dile getirildi. Ayrıca kanunda da yer alan 16 -18 yaş aralığını kapsayan “genç işçi” tanımının çocuk işçiliğini meşrulaştıran bir kılıf olduğu ve asıl hedefimizin 18 yaş altındakilerin çalıştırılmaması olması gerektiğine vurgu yapıldı. Yürürlükte olan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6 aydan uzun sürmeyen işleri kapsamıyor olmasının mevsimlik tarımda çocuk işçiliğini engellemek açısından önemli bir boşluk olduğu, öte yandan şu anda hazırlık aşamasında olan Tarımda İş Sağlığı ve Güvenliğini düzenleyen yasa kapsamında çocuk işçiliğine dair hükümlerin açıkça yer alması için paydaşlar olarak çalışmamızın önemine değinildi.

“2015 yılında ILO’nun zamana bağlı çerçeve programı bittiğine göre, bundan sonra nasıl bir süreç işleyecek? Yeni bir program mı hazırlanacak, eğer öyleyse bu programda mevsimlik tarım, çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri arasında yer alacak mı?” sorusuna yanıt olarak; ILO’nun da desteğiyle ÇSGB’nin 2016-2023 sürecini kapsayacak ulusal program hazırlığı içinde olduğu ve belirlenecek strateji çerçevesinde mevsimlik tarımında yer alacağı aktarıldı. Mevsimlik tarımda çocuk işçiliğinin sonlandırılması gereken öncelikli alanlardan birisi olarak görüldüğü fakat yaş sınırıyla ilgili bir çalışmadan ziyade genel bir çerçeve oluşturulduğu bilgisi verildi. Son dönemde gündemde giderek daha fazla yer alan Suriye konusuyla ilgili de çalışmaları bulunuyor. Ankara’da yaşayan ve sokakta çalışan Suriyeli çocuklar üzerine Hacettepe Üniversitesi’yle bir araştırma yürütüyorlar, araştırma tamamlanınca sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak. Kilis’te Suriyelilerin istihdamına yönelik çalışmaları bulunuyor.

UNICEF, ILO’nun çerçeve programının süresinin tamamlanması sebebiyle Haziran’dan bu yana bakanlıkla görüşmelerini üst düzeyde sürdürüyor. UNICEF, çocuk alanında çalışan bir BM kuruluşu olarak Bakanlığın altına imza atacağı böyle bir belgenin oluşum sürecinde bakanlığa bu alanda katkı sunmaya hazır olduklarını ifade etti.

FNV Netherlands: 2010’dan beri Türkiye’de çocuk işçiliğiyle mücadeleye yönelik çalışmalara katılıyor. Hollanda’da toplu sözleşmelere eklenen tedarik zincirinde çocuk işçiliğine yönelik madde, çok önemli bir gelişme ve söz konusu madde ile konu Hollanda’da daha görünür olacak. Hollanda birçok uluslararası şirketin merkezi ve bu yüzden orada yapılacak çalışmaların etkisinin etkili olacağını düşünüyorlar. Tüketicilerin duyarlı olması da önemli bir fırsat olarak görülüyor. Sendika olarak örgütlendikleri şirketlerde çocuk işçiliği konusunun gündeme gelmesini sağlıyorlar.

Acıbadem Üniversitesi: Öğrenci toplulukları olarak çocuk hakları, çocuk işçiliği ve sokak çocukları konusunda çalışıyorlar. Projelerinin sürekliliği olan çalışmalar olmasını hedefliyorlar. Fon buldukları takdirde 2016 yılında gezici bir sağlık tırı ile farklı üniversitelerin tıp fakültelerinden de destek alarak mevsimlik gezici tarım işçilerinin bulundukları bölgelerde çalışmalar yürütecekler. Gittikleri bölgelerde çocuklara Dünya Sağlık Örgütü’nün el yıkama eğitimini de veriyorlar. Nisan ya da Mayıs ayında Mevsimlik Tarım İşçileriyle ilgili bir sempozyum düzenlemeyi planlıyorlar.

Türkiye İstatistik Kurumu: 2006-2012 arasında çocuk işçiliği konusunda tüm Türkiye’yi kapsayan bir saha çalışma yaptı ve rapor yayınladı. 2018 yılında yapılması planlanan ikinci çalışmanın Suriyeliler gerçeğinin de göz önünde bulundurulmasıyla daha önce yapılması gerektiğini söylüyor. Bu araştırmanın erkene çekilebilmesi için resmi istatistik programı üzerinden üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının desteğini bekliyor. Mevsimlik tarımda çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda mevzuattaki eksikliklerden ziyade toplumu oluşturan bireylerin daha vicdanlı olmasının hedeflenmesi gerektiğini düşünüyor.

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı: Doğrudan sahada çalışmıyorlar fakat yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ile işbirlikleri gerçekleştiriyor. Aynı zamanda sahada karşılaşılan problemleri yerine iletmek ve tarafları bir araya getirmek konusunda aracı bir kurum gibi işlevi de bulunuyor. Doğrudan faaliyetler ve saha araştırmaları konusunda mali destek programları bulunuyor. Sakarya ve Düzce ajansın çalıştığı bölgeler arasında yer alıyor. Geçtiğimiz yıl Bakanlığın talimatıyla 81 ilde yapılan sosyal analiz çalışmasında yer alan göç başlığında bir alt başlık olarak mevsimlik tarımda çalışan işçilerin durumuyla ilgili bölüm eklenmesini sağladı.

Kalkınma Atölyesi: Türkiye’de Mevsimlik Tarım Göçünün Mevcut Durumu/Politika Önerileri Projesi Kapsamında yer alan araştırmaları tamamlandı ve raporu yazılma aşamasında bulunuyor. Şubat ayının ilk haftasında gerçekleştirmeyi planlanladıkları toplantıyı paydaşlara da duyuracaklar. Toplantıda dağıtılan doküman ile salonda bulunan harita bu araştırmanın birer çıktısını oluşturdu.

FLA ile Türkiye’de Pamuk Tedarik Zincirinin Üst Kademelerinde Çocuk İşçiliğinin Risklerini Belirleme ve Azaltma adında yeni bir proje gerçekleştiriyor; ağırlıklı olarak çocuk işçiliği ve konfeksiyonun her aşamasında insan haklarına uygun üretim yapılmasına dair bir çalışma. Devam eden çalışmalar arasında paydaş analizi ve haritalandırma, tedarik zincirinin tespiti için süreçte yer alan firmalarla anket çalışmaları bulunuyor. Önümüzdeki dönemde çocuk işçiliğine dair;

  • Yasal mevzuatla ilgili boşluk analizi yapmak
  • Kurumsal kapasite analizi yapmak
  • Suriyeli çalışan çocuklarla ilgilenmek
  • Sanayide, ayakkabı sektöründe çocuk işçiliği ile ilgili çalışmalar yapmak
  • Uluslararası tarım göçünde yer alan Suriyelilerle ilgili istihdam çalışmaları yapmak hedefleri

Sunumlar

Bu İş Çocuk Oyuncağı Değil Kampanyası 2015 çalışmaları sunumu

Hayata Destek Derneği Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliği Farkındalık Projesi Yöneticisi Sezen Yalçın tarafından yapılan sunumda, Bu İş Çocuk Oyuncağı Değil kampanyası kapsamında 2015 yılı boyunca yapılan saha çalışmaları ile farkındalık çalışmaları katılımcılarla paylaşıldı. Kampanya faaliyetlerinin çerçevesinin şimdiye kadar yapılan yuvarlak masa toplantılarından çıkan önerilerle şekillendiğinin altını çizen Sezen Yalçın, kampanyanın başarısının kolektif bir çalışmanın sonucu olduğunu belirtti.

Bu İş Çocuk Oyuncağı Değil kampanyasının sunumunun ardından, TBMM Mevsimlik Tarım İşçilerinin Sorunlarını Araştırma Komisyonu’nun raporu ile 2014 yılının Şubat ayında yapılan yuvarlak masa toplantısından çıkan politika önerilerinin karşılaştırıldığı bir sunum gerçekleştirildi.

Öneriler

Katılımcılar Mevsimlik Gezici Tarımda Çocuk İşçiliği ağının platforma dönüştürülmesi konusunda farklı fikirler ortaya koydu. Bazı katılımcılar ağın olduğu haliyle kalması gerektiğini düşünürken bir kısım katılımcı ise ağın bir platforma dönüştürülerek kurumsallaştırılması ve bir üst kimlik oluşturulması gerektiğini savundu. Ağın platforma dönüştürülmesi durumunda bu yeni yapı içerisinde kimlerin bulunabileceği ve hassasiyetlerin göz önünde bulundurulması gerektiğinin altı çizildi. Bu tartışmaların yanı sıra 2016 yılı için katılımcılar tarafından aşağıdaki öneriler sunuldu:

  • Katılımcı kurumların daha sık bir araya gelme istekleri doğrultusunda toplantı sayısının bir yılda iki yerine üçe çıkarılması
  • Katılımcıların işbirlikleri yapmalarına ve birlikte hareket etmelerine olanak sağlayacak şekilde çalışmalarına devam etmesi (kamplarda modelleme çalışmaları yapılabilir, projeler geliştirmek amaçlı toplantılar veya tematik toplantılar yapılabilir).
  • Bu İş Çocuk Oyuncağı Değil! Kampanyası’na devam edilmesi bu kapsamda bakanlıklarla önümüzdeki dönemde görüşmelere başlanması
  • Meclis araştırma komisyonu raporun takibi ile birlikte hükümetin 2016 Eylem Planı’nda belirttiği, mevsimlik gezici tarım işçileri ve kadınların sosyal güvenlik kapsamına alınması gibi konuların takibinin yapılması
  • Kampanya dâhilinde mevsimlik tarımda çocuk işçiliğiyle mücadele alanında periyodik izleme raporlarının çıkarılması (ilk rapor 2015 yılı için olabilir ve bakanlık ziyaretlerinde kullanılabilir)
  • BİÇOD web sitesinin yuvarlak masa katılımcılarının çalışmalarının paylaşılabileceği bir alan haline getirilmesi, bunun altyapısının oluşturulması
  • Yuvarlak masa toplantıları katılımcılarının, 31 Aralık 2015’e kadar SİM’in hazırlamış olduğu kim nerede, ne yapıyor anketini doldurarak verilerini güncellemesi
  • Karadeniz Bölgesi’nde, fındık toplama alanlarında, Yuvarlak Masa toplantılarından birinin yapılması
  • Avrupa Birliği yıllık ilerleme raporları hazırlık aşamasında, Avrupa Birliği’ne çocuk işçiliğiyle ilgili elimizdeki verilerin sunulması
  • Toplantılara Bakanlıklardan katılımının sağlanması için çalışmalara devam edilmesi ayrıca AB Delegasyonu ile katılım için irtibat sunulması
  • İlçe Tarım Müdürlükleri üzerinden mevsimlik tarım işçiliği alanında ayrıştırılmış veriye ulaşılmasının hedeflenmesi
  • Suriyeli çocuk işçiler odaklı ayrı bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenmesi

Ekler

 

Katilim listesi
Rapor sunumu
Toplanti PDF

Comments are closed.